indir

Doğadan Markasının Tarihçesi

1975 yılında eczacı Nevzat Karpuzcu  bitki çaylarının eczanelerde poşet çay şeklinde satılabilmesi için çok önemli bir girişim başlattı. İlk çay poşetleme makinesini 1975 yılında Almanya’dan ithal etti ve Doğadan şirketini kurarak Türkiye’de ilk poşet çayı üretti.

1985 yılında Doğadan markasını tescil ettirdi ve eczane kanalında satışlara devam etti. Poşet bitki çaylarını market raflarında satışa sunması ise 1994 yılını buldu. 1999 yılında ise ilk yerli form çayını tüketiciyle buluşturdu.

 

Sağlık, kalite ve lezzet bir arada.

Türk halkının çay demleme alışkanlıkları, 1990’lara kadar çok fazla değişmemişti. Daha çok dökme çayı tercih eden ve çayı geleneksel şekilde demleyerek tüketmeyi tercih eden Türk halkının poşet çaylara olan ilgisi, 1990’lı yıllarda arttı. Bu bakımdan, Nevzat Karpuzcu‘nun 1975 yılında başlattığı poşet çay girişimi, Türk çay sektöründe çok önemli bir dönüm noktasını teşkil ediyor. Başka deyişle Nevzat Karpuzcu, Türkiye’de ilk poşet çayı üreten ve satışa sunan kişi olmanın ötesinde, yeni bir ürün grubunu Türk halkıyla tanıştıran ilk isim olma özelliğine sahip.

 

Doğadan markasının ve çay sektörünün değişimi, 2000’li yıllarda da devam etti. Nitekim bu yıllar, Türk halkının çay tüketim şeklinin farklılaştığı ve çay sektöründe rekabetin kızıştığı yıllardı. Bu rekabette öne geçmek için yeni ürün tiplerinin geliştirilmesi çok önemliydi. Bu yenilikler içinde örneğin, Türkiye’de ilk çocuk çayları Doğadan markası altında 2001 yılında piyasaya sunuldu. Zaman içinde pek çok ürün çeşidini tüketiciye sunan şirket sağlık, kalite ve lezzeti bir araya getirmeyi başararak sektörde çok önemli bir konuma yerleşti.

 

2000’li yıllarda Türk halkı artık yalnızca siyah çay tüketmiyor, bitki ve hatta meyve çaylarına da büyük bir ilgi duymaya başlıyordu. Öyle ki, bitki ve meyve çaylarında yıllık büyüme yüzde 30’lara ulaşıyor ve siyah çaydaki büyüme oranını katlayarak aşıyordu. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Türkiye’nin oldukça genç ve dinamik bir nüfusa sahip olması ve gençlerin çay tüketim şekillerinin kolayca değişebilmesiydi.Bu tarihlerde şirket, bir taraftan yerli pazardaki gücünü sağlamlaştırırken, bir taraftan da yurt dışı pazarlara açıldı ve yıllık cirosunun ortalama yüzde 15’ini ihracattan kazanmaya başladı.

 

Doğadan Markasının Coca Cola’ya Satılması

2007 yılında büyük bir pazar gücüne ulaşan Doğadan, Coca Cola tarafından satın alındı. Bu satışın esas nedeni olarak, şirketin aşırı büyümesi ve meslekten eczacı olan Nevzat Karpuzcu‘nun içecek sektöründe değil, ilaç sektöründe büyümek için Nevzat Ecza Deposu, Drogsan İlaçları ve Prestij Ecza Deposu‘na yoğunlaşmak istemesi gösteriliyor. Diğer taraftan, kolalı içecekler pazarının yüzde 60, gazlı içecekler pazarının ise yüzde 50’sini elinde bulunduran Coca Cola, bu satın almayla birlikte sıcak içecekler ve bitki çayları pazarına giriş yapmış oldu.

 

Coca Cola‘nın yönetiminde şirket, ürün çeşitliliğini yıllık ortalama 10 yeni ürünle sürekli arttırdı ve satış hacmini katlayarak aştı. O güne kadar çay sektöründe bitki ve meyve çaylarının payı yüzde 10’un altındaydı. Coca Cola, Türkiye’de siyah çayla ilgili ciddi pazar araştırmaları yaptı ve bu alanda Doğadan‘ın marka gücüyle yürümek istedi. Böylelikle şirket, o güne kadar uzak durduğu siyah çay pazarına 2008 yılında giriş yaptı. Bir yıl sonra, Earl Grey ürünleri piyasaya sunuldu. 2010 yılında Geleneksel Karadeniz serisi çay tiryakileriyle buluştu. 2011 yılında ise Büyülü Bohça serisi, tüketicilerden büyük ilgi gördü.

 

Aradan geçen 10 yıllık süre zarfında Doğadan‘ın satış hacmi 7, cirosu ise 5 kat arttı. Coca Cola‘nın yıllar içinde üretimden satış planlamasına kadar edindiği büyük birikim, şirketin pazar gücünü arttırmasını sağladı. Pazar araştırmalarından ürün geliştirme süreçlerine kadar Doğadan, bu süre zarfında büyük bir değişim gösterdi. Marka mottosu olan “Bir iyilik yap kendine.” sözü ayrıca, doğanın iyiliğini insanlara aktarmada aracılık görevine işaret ediyor

Bknz.

Detaylı Bilgi İçin: https://www.dogadan.com.tr/